Bu makale, yaşlılığın toplumsal konumunu epistemik boyutu, kuşaklararası hafıza aktarımının yapısal koşulları ve ulus-devlet ile kapitalizmin bu koşulları dönüştüren dinamikleri ekseninde ele alarak üç kavramsal katkı sunmaktadır. Dilsel merkez-dışılaştırma, Connerton’un yapısal unutuş çerçevesini dil alanına genişleterek devlet destekli standardizasyonun yaşlı kuşakların söz varlığını ve okuryazarlık sermayesini değersizleştiren, kaydetme ile bedenleştirme pratiklerini eşzamanlı hedef alan bir unutuş mekanizmasını betimlemektedir. Makbul/makbul olmayan yaşlı ayrımı, devletin hafıza politikasının yaşlılığı resmî anlatıya uyum derecesine göre hiyerarşik biçimde konumlandırdığını göstermektedir. İstenmeyen tanıklık, Serres’in parazit kavramından farklılaşarak iletişim kanallarının kasıtlı yeniden düzenlenmesinin ürettiği özgül bir ifşa konumunu tanımlamaktadır. Bu kavramlar Ricoeur’ün anlatısal kimlik kuramı, Serres’in kıvrımlı zaman ontolojisi, Connerton’un bedensel hafıza çerçevesi ve Hallaq’ın sosyo-epistemik kurumlar kavramından oluşan kuramsal bir zincir içinde geliştirilmektedir. Makale, kapitalist zaman rejimi ile ulus-devletin modernleşme projesinin yakınsayan söküm mekanizmalarıyla yaşlılığın kuşaklararası aktarımdaki merkezî rolünü zayıflattığını ortaya koymaktadır. Türkiye’nin erken Cumhuriyet dönemi politikalarını bu yakınsamanın en yoğun gözlemlendiği örnek vaka olarak incelemektedir.
Building similarity graph...
Analyzing shared references across papers
Loading...
Muhammet Bilici
Senectus
Kırklareli University
Building similarity graph...
Analyzing shared references across papers
Loading...
Muhammet Bilici (Mon,) studied this question.
www.synapsesocial.com/papers/69df2c2fe4eeef8a2a6b1316 — DOI: https://doi.org/10.26650/senectus.2026.4.1.1145