Bu çalışma, Cebelitarık anlaşmazlığını tarihsel ve ilişkisel bir perspektifle Avrupa Birliği (AB) üyelik dinamikleri bağlamında analiz etmektedir. Çalışma, İspanya ve Birleşik Krallık arasındaki bu egemenlik meselesinin yalnızca çıkar çatışmaları veya hukuki iddialar çerçevesinde değil, taraflar arasındaki değişen ilişkiler ve süreçler temelinde ele alınması gerektiğini savunmaktadır. Çalışmada Uluslararası İlişkiler (Uİ) alanında alternatif bir yaklaşım olarak gelişmekte olan ilişkisel paradigma uyuşmazlık/ihtilaf analizine uyarlanarak tarafların kimlik, çıkar ve güç dengesine dayalı pozisyonlarının bağlamsal ilişkiler içinde sürekli olarak yeniden şekillendiği gösterilmiştir. Araştırma, Cebelitarık meselesini 1713 Utrecht Anlaşması'ndan başlayarak, AB üyelik süreçleri ve Brexit sonrası döneme kadar detaylı bir tarihsel analizle ele almıştır. Anlaşmalar, diplomatik belgeler, hukuki metinler, kurumsal kararlar ve raporlar yanında literatür kaynaklarından da faydalanan çalışma, AB’nin, tarafların pozisyonlarını yumuşatarak çatışmayı dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu, ancak Brexit sonrası dönemde bu dinamiklerin değiştiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, kimlik dinamiklerinin ve taraflar arasındaki ilişkisel süreçlerin, yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda güncel bağlamda da anlaşmazlığın çözümünde belirleyici bir rol oynadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, ilişkisel analiz, Cebelitarık anlaşmazlığının çözümünde kimlik, çıkar ve egemenlik gibi faktörlerin ilişkiler bağlamında yeniden değerlendirilmesine katkı sağlamaktadır.
Cavit Emre Aytekin (Thu,) studied this question.