Bu çalışma, Artırılmış Gerçeklik (AG) teknolojisinin arkeoloji disiplinindeki yerini, teknik bir görselleştirme aracı olmanın ötesinde, geçmişi anlama ve yorumlama biçimlerimizi dönüştüren epistemolojik bir lens olarak ele almaktadır. Çalışma, Walter Benjamin’in “aura” kavramı, Jussi Parikka’nın medya arkeolojisi ve uluslararası kültürel miras tüzükleri (Londra Şartı ve Sevilla İlkeleri) çerçevesinde yapılandırılmış bir literatür incelemesi ve kavramsal analizdir. Artırılmış Gerçeklik teknolojisi ile geleneksel müzecilikte “eksik olanı tamamlama” refleksine karşı, Kazı İzleri sergisi kapsamında Aşıklı Höyük’ten ilhamla üretilen Layers ve Figurine Non gibi sanatsal müdahalelerin, arkeolojik verideki belirsizliği ve çok sesliliği galeri ortamında nasıl görünür kıldığı tartışılmaktadır. Ayrıca, fiziksel eserin nakliyesi yerine artırılmış gerçeklik teknolojili dijital ikizlerin dolaşımıyla sağlanan “uzaktan araştırma” olanakları ve “doğuştan dijital” mirasın ticari platformlarda (örn.: Artivive) karşı karşıya kaldığı sürdürülebilirlik riskleri, etik ve pratik boyutlarıyla analiz edilmektedir.
Ekici et al. (Sat,) studied this question.