Bu makale, Türkiye’de 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun Nisan 2004’te yürürlüğe girmesinden bu yana geçen yaklaşık 20 yıllık süreci kapsamlı bir şekilde ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmada, yasanın değişen siyasi konjonktürlere göre nasıl uygulandığı, yasa kapsamında belirtilen istisnalar dışında zamanla oluşan usuli ve bürokratik engellerin (örneğin, Kanun’un 7. maddesinin kötüye kullanımı, OHAL dönemi ilke kararları ve yargı kararlarının uygulanmaması) bilgi edinme hakkını ne şekilde etkilediği değerlendirilecektir. Ayrıca, 2004-2024 arası 20 yıllık başvuru istatistikleri incelenecek ve bilgi edinme hakkına ilişkin Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bağlamında yüksek yargının yaklaşımı, somut vaka örnekleri (örneğin, BTK erişim engelleme istatistikleri, Adalet Bakanlığı suç izinleri ve TÜİK enflasyon verileri) üzerinden değerlendirilecektir. Makale, Türkiye’de sır ve gizliliğin esas, açıklık ve şeffaflığın istisna olduğu argümanını merkeze alarak tartışmaya açacaktır. Bu çerçevede, bilgi edinme hakkı ile ifade özgürlüğü arasındaki bağlantıyı yüksek mahkemelerin perspektifinden derinlemesine inceleyecek; ilgili kararların pratik etkileri ve bilgi edinme hakkının Türkiye’deki geleceğine dair potansiyel sonuçlar da değerlendirilecektir.
Yaman Akdeniz (Wed,) studied this question.