Bu çalışma, Türkiye’de hanehalkı finansal kırılganlığının belirleyicilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, hanehalkı finansal kırılganlığının hanehalkı ekonomik refahı ve gizli yoksulluğun önemli bir göstergesi olduğunu ortaya koymaktadır. Analiz, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (AİKB) ve Dünya Bankası (DB) tarafından 2022-2023 yıllarında yürütülen Geçiş Dönemi Yaşam Araştırması IV’den elde edilen mikro verilere dayanmaktadır. Çalışmada, hanehalkı finansal kırılganlığı, bir hanehalkının beklenmedik harcamaları karşılayamaması olarak tanımlanırken, beklenmedik harcamaları karşılayabilen hanehalkları ise finansal olarak dirençli kabul edilmektedir. Bağımlı değişkenin ikili yapısı nedeniyle, çalışmada lojistik regresyon modeli kullanılmıştır. Betimsel istatistikler, hanehalklarının %52,54’ünün finansal olarak kırılgan olduğunu göstermektedir. Lojistik regresyon analizinin sonuçları, gelir düzeyi, istihdam durumu, borç alabilme durumu, mevcut finansal durum, ev sahipliği, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve hanede bakıma muhtaç yaşlı bireylerin varlığı gibi ekonomik ve sosyodemografik faktörlerin hanehalkı finansal kırılganlığını belirlediğini ortaya koymaktadır. Buna göre yüksek eğitim düzeyi, yüksek gelir düzeyi, borçlanma kabiliyeti, istihdamda olma durumu, ev sahibi olmak, evli olmak, 25 ve 34 yaş arasında olmak ve borçsuz olmak hanehalkı finansal kırılganlık olasılığını azaltmaktadır. Diğer yandan, hanede bakıma muhtaç yaşlı bireylerin bulunması ve bireylerin ortaokul ve altı düzeyde eğitime sahip olması hanehalkının finansal kırılganlığını arttırmaktadır. Düşük gelir ve düşük eğitim düzeyi gibi sosyoekonomik faktörlerin önemli etkisi, finansal kırılganlığın daha derin yapısal yoksulluk ve eşitsizliği yansıttığını göstermektedir.
IŞIN KORTAN SARAÇOĞLU (Sat,) studied this question.