Bu çalışmada cinsel taciz eylemlerinin verdiği rahatsızlık ve öfke algısının sanal kişi üzerinden yazılmış kısa öyküler aracılığıyla incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, tacizde bulunan, tacizin hedefi (kadın, erkek, katılımcının kendisi), sözlü ve temaslı cinsel taciz davranışı algısında farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Yöntem: Senaryo temelli bu çalışmanın örneklemini 820 katılımcı oluşturmuştur. Veri toplamak amacıyla, 7 farklı taciz olarak nitelendirilebilecek eylemler sırasıyla; laf atma, cinsel içerikli konuşma, vücuda dokunma, vücuda sürtünme, cinsel içerikli fotoğraf gönderme, cinsel içerikli video gönderme ve cinsel içerikli mesaj gönderme eylemlerinin her biri, sanal kişi üzerinden yazılmış kısa olay cümlelerine dönüştürülmüştür. Veriler Google Form aracılığı ile farklı sosyal medya uzantıları üzerinden bireylere ulaştırılarak toplanmıştır. Analizlerde ANOVA ve Tukey testi kullanılmıştır. Bulgular: Kadın hedefe yönelik tüm cinsel taciz eylemleri daha yüksek rahatsızlık algısı ve öfke duygusu uyandırmıştır. Erkek katılımcıların, kadın hedefe yönelik taciz eylemlerinde algıladıkları rahatsızlık algısı ve öfke duygusu, hedefin erkek ya da katılımcının kendisi olması koşullarından daha yüksektir. Kadın ve erkek katılımcılar, vücuda dokunma eylemini en yüksek rahatsızlık ve öfke duygusu uyandıran eylem olarak algılarken laf atma eylemini diğer eylemlerden daha az rahatsızlık verici olarak algılamışlardır. Hedefin erkek ve katılımcı olduğu durumlar için cinsel içerikli fotoğraf gönderme en düşük öfke algısı uyandırmıştır. Taciz edilen kişi, taciz olayını değerlendiren katılımcının cinsiyeti ve eylem türü rahatsızlık algısına yönelik varyansın %64’ünü, öfke duygusunun ise %65’ini açıklamıştır. Sonuç: Bulgular hem kadın hem de erkek katılımcıların kendi cinsiyetindeki taciz edilen kişiler ile kendileri arasında rahatsızlık algısı ve öfke duygusu açısından ayrım göstermediklerine işaret etmektedir. Taciz edilen kişinin erkek, kadın veya katılımcının kendisinin olması rahatsızlık algısı ve öfke duygusunda en belirleyici etmendir.
Demirbaş et al. (Sat,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: