XIX. yüzyıl başlarından itibaren Fransız Romantik sanatçılarının öncülüğünde bir akım olarak kabul edilen Oryantalizm, birçok sanat dalında olduğu gibi resimde de kendi tarzını ortaya koymuştur. Başlangıçta son derece masumane olarak merak ve öğrenme şevkiyle doğan bu olgu, zamanla amacından saparak Batı’nın Doğu’yu yeniden şekillendirme ve sahip olma güdüsü doğrultusunda kullanılan bir araç halini almıştır. Doğu’nun engellenemez çekiciliği sanatçıların odağına yerleşmiş, Doğu seyahatleri ve incelemeleri planlanmış, eserler bu yönde şekillenmeye başlamıştır. Gezilip görülen yerlerdeki maddi kültür varlıkları, doğal güzellikleri, giyim kuşamı, insanı, inancı, gelenekleri ve kendine özgü yaşamı ile Doğu diğer sanat dallarında olduğu gibi tablolara da, son derece şevkle ve abartıyla konu olmuştur. Bu dönemde Fransız ressamlar ilk eserlerini Doğu’yu hiç görmeden, yazılanlardan yola çıkarak hayal dünyalarında yarattıkları şekliyle betimlemişlerse de araştırmamızın konusu olan sanatçı Gérôme, Doğu’yu gidip görmeyi ve izlenimlerini duygularıyla harmanlayıp resimlerini o şekilde tuvale aktarmayı tercih eden sanatçılar arasındadır. Fakat seyahatler ve incelemeler ancak izin verildiği kadarıyla gerçekleştiğinden, bu dönemin en sevilen harem ve hamam tabloları, sanatçıların kurgusal kompozisyonlarıyla ve inandırıcı olmayan sahneleriyle dönemin eserleri arasında yerini almıştır. Yapılan bu çalışmada ressam Jean Leon Gérôme’un tabloları büyük bir incelikle araştırılıp, kendi fantastik dünyasında yarattığı kompozisyonların belki en hakiki öğeleri olan ibriklerin, gerçekle bağı ortaya konmuştur. İncelenen tablolardaki ibrikler karşılaştırılarak, benzerleri ya da aynıları müze ve koleksiyonlarda bulunmuştur.
Özer et al. (Fri,) studied this question.