Davanın açılmasından sonra, dava sonuçlanıncaya kadarki dönemde, yargılamanın yürütülmesini sağlamak amacıyla yapılan harcamalar ile vekille takip edilen davalarda kanun gereğince vekile takdir olunacak vekalet ücretinin bütünü, yargılama giderlerini oluşturur. Türk hukukunda yargılama giderleri, yargılama harçları ile diğer yargılama giderlerinden oluşur. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 29.05.1957 tarihinde verdiği içtihadı birleştirme kararına göre yargılama giderleri, hükmün fer’i niteliğindedir. Yargıtay, yargılama giderinin bu özelliğini “müstakil bir varlığı olmayacak derecede ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı bir surette bağlı olan feri haklardandır. Feri hakların akıbeti asıl hakkın akıbetine tabidir. Tabi olan şeye ayrıca hüküm verilemez.” ifadeleri ile açıklamıştır. Dolayısıyla bu karar uyarınca fer’i niteliği sebebiyle yargılama giderlerine ilişkin bağımsız bir dava açılamayacak ve bu masraflara ilişkin müstakil bir hüküm verilemeyecektir. Kanaatimizce zikredilen içtihadı birleştirme kararı, yabancı ülke mahkemelerince verilmiş ve kesinleşmiş bir ilamda yer alan yargılama giderlerinin tenfizinin istendiği hallerde bu talebin kabul edilebilirliği açısından da incelenmelidir. Özellikle fer’i nitelikte olduğu kabul edilen yargılama giderlerinin, müstakil bir şekilde tenfizinin talep edildiği hallerde bu talebin, Türk mahkemelerince kabul edilebilirliği meselesi ayrıca incelenmelidir. Çalışmada, yargılama giderlerinin tenfizinin müstakil olarak istenebileceği hallerle esas hakkındaki kararın tenfiziyle birlikte istenebileceği iki ayrı ihtimâl değerlendirilmiş ve tenfiz taleplerinin Türk mahkemelerince kabul edilebilirliği hususuna açıklık getirilmiştir.
Elif Hande Altıntaş (Mon,) studied this question.