İletişimin hayatlarımızın her alanına sirayet ettiği bir dönemde iletişimsel göstergelerin semiyolojik değeri büyük bir önem kazanmaktadır. Semiyolojinin temel yaklaşımlarından biri olan yapısalcılık çoğu zaman formel bir analiz olarak anlaşılmaktadır. Genel olarak Roland Barthes’ın bu alandaki katkısı da medya ve iletişim çalışmalarında, reklamcılıkta, sinema çalışmalarında sıklıkla kullanılmakta ancak bu bağlamlarda kullanılırken, şematik ve hazır bir yöntem olarak hizmet vermektedir. Bu makalede Barthes’ın çağdaş mitleri analizinin tarihsel olarak ortaya çıkan burjuva değerlerinin kendini doğallaştıran gösterenler oyunu ile kendini nasıl görünmez kıldığı gösterilmiştir. Barthes yapısalcı göstergebilimi kullanarak modern kültürde gözlemlediğimiz popüler imgelerin nasıl doğal gerçeklik gibi algılanmaya başlandığını göstermiştir. Farklı örnekler üzerinden popüler imajların nasıl yaşadığımız gerçekliği inşa ettiğini göstermiştir. Kültürel imajların bu tarzda dönüşümü “doğallaşan göstergeler” olarak formüle edildi. Böylelikle yapısalcılık içinde Barthes’ın çalışmalarının formel bir analiz metodu olmanın ötesinde nasıl felsefi ve politik bir güce sahip olduğu hatırlatılmıştır. Nihayet yapısalcı semiyolojiye dayanan mit analizinin kapitalist ideoloji kritiğinde nasıl aydınlatıcı rol oynayarak güçlü bir direniş yöntemi olduğu gösterilmiştir.
Vehbi Metin Demir (Thu,) studied this question.