Günümüz çeviri çalışmalarında, çevirmen kararları değerlendirilirken çevirmenin mesleki deneyiminin sosyal yaşantısıyla birlikte ele alınması önemli görülmektedir. Çevirmenin toplum içindeki yerine ve toplumla olan etkileşimine vurgu yapan bu anlayış, genellikle çeviri sosyolojisi bağlamında ele alınmaktadır. Bu çalışmada, Pierre Bourdieu’nün çeviri sosyolojisi kuramı çerçevesinde bahsettiği çevirmen habitusu kavramı ışığında şiir çevirilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç kapsamında Melih Cevdet Anday’ın iki farklı çevirmen tarafından yapılmış ve farklı tarihlerde farklı yayınevleri tarafından basılmış çevirileri değerlendirilmiştir. Çeviri eserlerden ilki 1981 yılında L’arbre qui a perdu la quiétude başlığıyla Arfuyen yayınevi aracılığıyla basılmış ve Fransız çevirmen Gérard Pfister tarafından çevrilmiştir. Diğer eser Offrandes başlığıyla 1998 yılında UNESCO yayınevi tarafından basılmış ve Türk çevirmen Sabahattin Eyüboğlu tarafından çevrilmiştir. Bu bağlamda, çevirmen habitusu kavramı ışığında Gérard Pfister ve Sabahattin Eyüboğlu değerlendirilirken her iki çevirmenin şiir çevirileri André Alphons Lefevere’in yedi aşamadan oluşan şiir çevirisi yöntemine göre yorumlanmıştır. Daha açık bir ifadeyle, Melih Cevdet Anday şiirlerinin çevirmenleri olan Pfister ve Eyüboğlu, çeviri sürecinin eyleyenleri olmaları bakımından Pierre Bourdieu’nun çevirmen habitusu kavramına göre incelenmiş, incelemede her iki çevirmenin şiir çevirileri karşılaştırıldığından, bu karşılaştırmada nesnel ve güvenilir sonuçlara ulaşmak için şiir çevirisi yöntemi olarak André Alphons Lefevere’in yedi aşamadan oluşan şiir çevirisi yöntemine başvurulmuştur. Çalışma sonunda, araştırmanın bütüncesini oluşturan çeviri eserlerin simgesel sermaye bakımından; çevirmenlerin ise mesleki çalışmaları ve toplumsal alandaki etkileri bakımından güçlü yönlere sahip olduğu görülmüştür. Şiir çevirilerinde kullanılan çeviri yöntemleri açısından Gérard Pfister’in daha çok sözcüğü sözcüğüne çeviri yöntemini kullandığı ve kaynak odaklı bir bakış açısına sahip olduğu tespit edilirken, Sabahattin Eyüboğlu’nun yorumlama yöntemine başvurduğu ve serbest bir çeviri anlayışı benimsediği sonucuna ulaşılmıştır.
Nesibe Erkalan Çakır (Fri,) studied this question.