Yapay zekâ (YZ), çığır açan bir teknolojik yenilik olarak insan yaşamının her alanını dönüştürmektedir. Dijital platformlar, yapay zekâ destekli uygulamalar ve otomatikleştirilmiş terapötik sistemlerin geleneksel terapötik paradigmaları yeniden tanımlamaya başladığı psikolojik danışmanlık alanında, YZ’nin artan etkisi giderek daha belirgin hale gelmektedir. Bu çalışma, YZ’nin kuramsal ve tarihsel gelişimini, çeşitli uygulama alanlarını ve kullanımına eşlik eden etik ve yasal hususları ele alarak, YZ’nin psikolojik danışmanlık üzerindeki çok yönlü etkisini eleştirel bir bakış açısıyla incelemektedir. Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) gibi yapılandırılmış terapötik modellerde YZ’nin entegrasyonuna ve YZ’nin daha insan merkezli, ilişkisel yaklaşımlara getirdiği zorluklara odaklanılmaktadır. Çalışma, YZ’nin erişilebilirlik, verimlilik ve veriye dayalı içgörüler açısından sunduğu önemli fırsatları vurgularken, kültürel önyargı, duygusal yetersizlik ve hesap verebilirlik eksiklikleri gibi sınırlamaları da sorgulamaktadır. Son olarak, teknolojik gelişmeleri etik ve uygulama temelli bir çerçeveye yerleştirerek, dijitalleşen çağda psikolojik danışmanlığın merkezinde insan unsurunu korumanın önemini vurgulamaktadır.
Thseen Nazır (2025) studied this question.