Bu çalışma, ekolojik krizi yalnızca doğanın korunması ya da yönetilmesi sorunu olarak ele alan çevreci yaklaşımların sınırlarını tartışarak, ekofeminist kuramın sunduğu eleştirel çerçeveyi sinema örnekleri üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde sığ ekoloji, derin ekoloji ve toplumsal ekoloji yaklaşımları özetlenmekte; bu kuramsal hat, Plumwood’un ikilikler, arka planlaştırma ve inkâr kavramları üzerinden ekofeminist bir perspektifle yeniden değerlendirilmektedir. Ekofeminizm, doğa ve kadın arasındaki sembolik yakınlıktan ziyade, patriyarkal kalkınma, tahakküm ve temsil rejimlerinin maddi sonuçlarına odaklanan bir eleştiri olarak ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde Gorillas in the Mist, Kurbağalar, Jîn ve Wonder Woman filmleri, göstergebilimsel ve söylem çözümlemesi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Bu analizlerde kadın ve doğa temsillerinin hangi mitler, iktidar ilişkileri ve görünürlük rejimleri içinde kurulduğu sorgulanmaktadır. Bulgular, sinemada kadın ve doğa ilişkisinin kimi zaman özcü bir bütünlük anlatısıyla yüceltildiğini, kimi zaman ise militarizm, kalkınma ve geçim emeği bağlamlarında nötrleştirildiğini göstermektedir. Çalışma, ekofeminist yaklaşımın ekolojik krizi politik, toplumsal ve kültürel tahakküm ilişkileriyle birlikte düşünmeyi mümkün kıldığını ileri sürmektedir.
Building similarity graph...
Analyzing shared references across papers
Loading...
Duygu Odabaşı
Building similarity graph...
Analyzing shared references across papers
Loading...
Duygu Odabaşı (Tue,) studied this question.
www.synapsesocial.com/papers/69abc1645af8044f7a4e9fc2 — DOI: https://doi.org/10.66009/0.2026.1