İstanbul’un Karadeniz kıyısında, 19. yüzyılda inşa edilmiş tahlisiye istasyonları, gemi kazaları sonrası hayat kurtarmaya yönelik hizmet veren ve günümüzde de özgün endüstriyel miras olarak değer taşıyan yapılardır. Kurtarma çalışmalarında kullanılan roket düzeneğinden adını alan rokethane ve can sandallarının muhafaza edildiği kayıkhane gibi çeşitli işlevsel birimlerden oluşan birer komplekstirler. İstasyonlar yapıları, kıyı hattı boyunca bütüncül bir kurtarma zinciri oluşturur ve konumlarına özgü tasarımlarıyla kıyı peyzajı içinde özel bir bağlam kurarlar. Hem Avrupa hem de Asya tarafında; doğuda Kefken’den batıda Terkos Gölü’ne kadar İstanbul’un Karadeniz kıyı şeridinde yer alan yaklaşık 15 istasyon ve 21 rokethane birimi bulunmaktadır. Ancak günümüzde haberleşme ve kurtarma teknolojilerindeki gelişmeler nedeniyle hizmet dışı kalan bu yapılar, yasal koruma şemsiyesi altına yeterince alınamadığı için hızla kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Bu çalışma, korunmayan ve görünmezleşen bu mirasa yönelik farkındalığı acilen artırmak amacıyla detaylı bir tespit ve durum değerlendirmesi sunmaktadır. Etkin koruma çalışmalarının ilk adımı olan bu envanter çalışması ile güncel veriler ortaya konarak koruma politikalarına bilimsel bir altlık oluşturulması hedeflenmektedir. Tarihsel arşiv taramaları, dönem haritaları ve hava fotoğraflarının incelenmesi ile 2017-2025 yılları arasında gerçekleştirilen kapsamlı saha çalışmalarına dayanan bu araştırmada, kıyıdaki sert çevresel koşulların yol açtığı hızlı bozulmanın yanı sıra, İstanbul’a özgü tehditlerin ve yasal çerçevedeki eksikliklerin, yapıların geri döndürülemez şekilde kaybına neden olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda çalışmada tahlisiye istasyonlarının tekil yapı ölçeğinde değil, birbirleriyle ve kıyı coğrafyasıyla ilişkileri gözetilerek "denizcilik kültürel peyzajı" bağlamında bütünleşik bir anlayışla ele alınması ve kamu yararı gözetilerek yeniden işlevlendirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.
Ocak et al. (Mon,) studied this question.