Ellajik asit (EA), meyvelerde ve tıbbi bitkilerde doğal olarak bulunan bir polifenolik bileşiktir ve önemli antikanser potansiyeli nedeniyle son yıllarda büyük ilgi görmüştür. Son çalışmalar, EA’nın tümör gelişimi, anjiyogenez (yeni damar oluşumu) ve metastazı kontrol eden çeşitli transmembran reseptör aracılı sinyal yolaklarını düzenleyerek güçlü antikanser etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu derleme makalesi, farklı kanserlerin gelişiminde rol oynayan başlıca reseptörlerle EA’nın etkileşimlerini özetlemektedir. EA’nın oluşturduğu antikanser etkilerin mekanizmaları; tirozin kinazlar, VEGFR-2 (Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörü Reseptörü-2), EGFR (Epidermal Büyüme Faktörü Reseptörü), PDGFR (Trombosit Kaynaklı Büyüme Faktörü Reseptörü) ve IGF-1R (İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü Reseptörü) gibi çeşitli reseptörlerin inhibisyonunu içermektedir. Bu kinazlar birçok onkogenik sinyal yolağını düzenler. EA; PI3K/AKT/mTOR, MAPK ve NF-κB sinyal yollarını inhibe ederken, östrojen reseptörleri (ERα/ERβ) ve androjen reseptörleri aracılığıyla hormon reseptörü sinyalini de modüle ettiği gösterilmiştir. Ayrıca EA’nın, sitokin reseptör yolları üzerinden çeşitli inflamatuvar reseptör etkileşimlerini düzenlediği de bulunmuştur. EA’nın çeşitli reseptörlerle olan bu etkileşimleri; anjiyogenezi, kanserli hücre döngüsü ilerlemesini, epitel-mezenkimal geçişini ve metastazın inhibe edilmesi yoluyla çeşitli kanserlerin gelişimini baskılar ve kanserli hücrelerin apoptozuna sebep olur. EA aynı zamanda nükleer reseptör yollarını da düzenlemektedir. Bu çalışmalar, EA’nın gastrointestinal sistem, karaciğer, pankreas, meme, prostat, akciğer, mesane ve diğer birçok kanser türünün gelişimini inhibe edebildiğini göstermektedir. Genel olarak, EA’nın çeşitli reseptörlerle etkileşimleri, kanserin önlenmesi için umut verici bir antikanser ajan olabileceğini ve yapısı türevlendirildiğinde in silico ve in vitro çalışmalar için kullanılabileceğini ortaya koymaktadır.
Ağar et al. (2026) studied this question.