Amaç: Bu çalışma, diş hekimlerinin adezyon ve adeziv sistemler konusundaki bilgi düzeyi, tutum ve klinik uygulamalarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu kesitsel anket çalışması, Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Etik Kurulu onayı ile (tarih: 5 Kasım 2024; no: 73) yürütülmüştür. Adezyon ve adeziv materyallerle ilgili literatür doğrultusunda hazırlanan ve demografik bilgilerle bilgi, tutum ve uygulamaları sorgulayan 28 soruluk çevrim içi anket, e-posta ve sosyal medya aracılığıyla diş hekimlerine ulaştırılmıştır. Katılımcılardan elektronik aydınlatılmış onam alınmıştır. Veriler, SPSS 30.0 yazılımında frekans ve yüzde dağılımları özetlenmiş; kategorik değişkenler arasındaki ilişkiler ki-kare testi kullanılarak değerlendirilmiştir (p<0,05). Bulgular: Çalışmaya 333 diş hekimi (227 kadın, %68,2; 106 erkek, %31,8) katılmıştır. Katılımcıların %95,2'si 25-35 yaş aralığında olup, %79,6'sının uzmanlık eğitimi bulunmamaktadır. Hekimlerin %42,6'sı kliniklerinde universal adezivleri, %22,8'i 2 basamaklı self-etch adezivleri en sık kullandığını belirtmiştir. Universal adeziv kullanımı ile yaş, mesleki deneyim ve uzmanlık durumu arasında anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0,05). Mine için 3 basamaklı etch-andrinse sistemlerin (%59,2), dentin için 2 basamaklı self-etch sistemlerin (%31,2) en iyi bağlanmayı sağladığı ifade edilmiştir. Universal adezivlerde, selektif mine asitleme %60,7 ile en sık tercih edilen uygulama olmuştur. Katılımcıların %93,1'i universal adezivlerde mine asitlemenin bağlanma performansını artırdığını, %88,6'sı dentin için 15 sn'lik asitlemenin yeterli olduğunu bildirmiştir. Sonuç: Diş hekimlerinin önemli bir bölümü mezuniyet sonrası adeziv sistemlere ilişkin ek eğitim almamış ve güncel bilgileri çoğunlukla sosyal medyadan edinmiştir. Universal adezivlerin özellikle genç ve uzmanlık eğitimi olmayan hekimler tarafından yaygın olarak tercih edildiği saptanmıştır. Bulgular, klinik başarı ve uzun dönem bağlanma dayanımı için sürekli mesleki eğitimin ve güncel protokollerin önemini vurgulamaktadır.
Çolak et al. (2026) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: