Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye, son dönem Osmanlı hukuk sisteminin temel kaynaklarından biri olup, özellikle Hanefi mezhebi perspektifine göre oluşturulmuş bir metindir. Hanefi mezhebinin ictihadlarına dayanan bu medeni kanun, Osmanlı Devleti’nde hukukun modernleşme sürecinde önemli bir rol oynamıştır. Bu çalışmada, Mecelle’de Hanefi mezhebinde fetvâya esas (müftâ bih) kabul edilen görüşlerin dışında tercih edilen görüşlerin tespit edilmesi ve bu tercihlerin sebeplerinin anlaşılması hedeflenmiştir. Kefâlet ve havâle akitleri özelinde yapılan inceleme, söz konusu tercihlerdeki değişimlerin nedenlerini anlamaya yönelik bir adım olarak ortaya çıkmıştır. Konuyla ilgili daha önce ortaya konulan literatüre baktığımızda, farklı açılardan hem Mecelle hem de Mecelle’nin şerhleri üzerine birtakım tezler ve makaleler yazıldığını görebilmekteyiz. Ancak Mecelle özelinde müftâ bih kavlin terk edilmesini inceleyen müstakil bir çalışma bulunmadığını gözlemlemekteyiz. Literatürdeki boşluğu doldurma adına araştırmada, içerik inceleme modeline dayalı nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Bu yaklaşım, Mecelle’nin ilgili maddelerinde yer alan tercihler ve bu tercihlerle ilgili metinlerin detaylı bir şekilde incelenmesini sağlamıştır. Araştırmadaki temel hedef, Mecelle’de yer alan kefâlet ve havâle akitleri üzerinde müftâ bih kavlinin terk edilmesi durumlarını analiz etmek ve bunun arkasındaki sebepleri açıklamaktır. Çalışmada, bu akitlere ilişkin fetvâların zamanla nasıl değiştiği, hangi görüşlerin tercih edildiği ve bu tercihlerde hangi faktörlerin etkili olduğu irdelenmiştir. Araştırmada yalnızca Mecelle metni değil, aynı zamanda Mecelle şerhleri de göz önünde bulundurulmuştur. Bu sayede fetvâlar arasındaki farklılıkların nedenleri daha kapsamlı bir şekilde ele alınabilmiştir. Araştırma, Hanefi mezhebinin klasik fetvâ anlayışının ve zamanın sosyal ve ekonomik şartlarının nasıl bir arada işlediğini ortaya koymuştur. Çalışmada önce akit, fetvâ, iftâ ve müftâ bih kavramlarının tanımları verilerek mezhepte müftâ bih kavlin terk edilme sebepleri incelenmiştir. İlginç bir şekilde kitâbü’l-kefâlenin esbâb-ı mûcibesinde 621. madde dışında müftâ bih dışına çıkılmadığı dile getirilse de araştırmamızın neticesinde 633. maddede de müftâ bih kavle rağmen bir tercih yapıldığı tespit edilmiştir. Kitâbü’lhavâlede ise esbâb-ı mûcibede ifade edildiği üzere 682. ve 692. maddelerde müftâ bih dışına çıkılmıştır. Söz konusu tercihlerde, dönemin uygulamaları ve zamanın getirdiği zaruretlerin etkisi net bir şekilde görülmektedir. Bununla birlikte, yapılan tercihlerdeki değişimlerin, İslam hukukunun dinamik yapısının bir yansıması olduğu da anlaşılmaktadır. Nitekim çalışmanın neticesinde Mecelle’nin ilgili maddelerinde müftâ bih kavlinin terk edilmesinin ardında yatan sebepler, zamanın değişimi, toplumun ihtiyaçları ve örfün etkisi olarak öne çıkmıştır. Sonuç olarak bu araştırmada, Mecelle örneği üzerinden İslam hukukunun, toplumun ve zamanın getirdiği değişimlere nasıl uyum sağladığı ortaya konmuş ve hukukun kendi iç dinamikleriyle gelişebileceği ve örfle zamanın değişmesiyle birlikte hukuki uygulamaların da dönüşüme uğrayabileceği vurgulanmıştır.
Building similarity graph...
Analyzing shared references across papers
Loading...
Bekir Sıtkı Karazehir
Ozat Shamshiyev
Journal of Ibn Haldun Studies Ibn Haldun University
Building similarity graph...
Analyzing shared references across papers
Loading...
Karazehir et al. (Tue,) studied this question.
www.synapsesocial.com/papers/69d896166c1944d70ce07484 — DOI: https://doi.org/10.36657/muamelat.1785652
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: